Sabit Disk Yerine Bakteri

Tüm bir bilgisayar diskini dolduran bilgiyi DNA dizilimi şekline dönüştürerek E. coli bakterisi içinde saklamak mümkün. Bu tip mikroorganizmalar içinde veri saklama fikri yeni olmasa da ‘Uluslararası Genetik Mühendisliği Ürünü Makine’ yarışmasının 2010 yılı katılımcılarından Hong Kong’lu ekip bunu pratiğe dökebilmiş. En basit bakteriler bile binlerce bazdan meydanagelen uzun DNA zincirlerini barındırabiliyor ve bir sabit diskten çok daha dayanıklılar. Üstelik bakterilerin doğal çoğalma yetenekleri mevcut verinin istenildiği kadar kopyasının alınmasına olanak sağlıyor. Veriyi bir bakteri içine yerleştirmek için uygulanacak basamaklar oldukça basit. DNA dizilimini oluşturmak için adenin, guanin, sitozin ve timin adı verilen dört bazdan yararlanılabiliyor. Bu da dört tabanına uyan bir sistemle çalışmak zorundayız anlamına geliyor. Çevirme işlemi ise şöyle yapılıyor:

Örneğin ‘i’ harfini ele alalım. Latin alfabesi üzerine kurulu 7 bitlik bir karakter seti olan ASCII tablosunu kullanarak her harfin rakamsal karşılığını elde edebiliyoruz. Buna göre i harfinin karşılığı 105 oluyor. Bu rakamı da onluk tabandan dörtlük tabana çevirdiğimizde 1221 sayısını elde ediyoruz. Dörtlük sistemde her rakamın karşılığı olan bazlar şöyle: 0=A, 1=T, 2=C, 3=G. 1221 sayısını da bu eşitliğe uyguladığımızda TCCT dizilimi karşımıza çıkıyor.

Ham verilerin elde edilmesinden sonra kullanılacak bazı algoritmalarla kıslatmalar yapmak da mümkün. Böylece sadece belirli bir kısaltma yapılmakla kalmayıp canlıya biyolojik açıdan zararlı olabilen fazla sayıdaki tekrarlı dizilerden de kurtulmuş olunuyor. Eğer bir bakteri veriyi depolamak için tek başına yeterli gelmiyorsa bunu parçalara bölmek de olası. Örneğin Amerika’nın Bağımsızlık Bildirgesi’ni sığdırmak için 18 tane E. coli bakterisine ihtiyaç duyuluyor. Ortalama olarak 1 gram ağırlığındaki bakterilerin alacağı veri miktarı ise yaklaşık 900 terabayt.

kaynak: ntvmsnbc

Sabit Disk Yerine Bakteri” için 7 yorum

  • 23 Aralık 2010 tarihinde, saat 00:03
    Permalink

    Acaba bu kodların transkripsiyonu ve translasyonu oluyor mu??oluyorsa nasıl bir ürün ortaya çıkıyor, merak ettim. Mesela bir başarı kelimesinin peptit şekli nasıl oluyor. Aslında bir cümleyi böyle peptit şekline çevirip canlılar üzerinde nasıl etki bırakıldığı incelenebilir. Çok mu uçtum bilmiyorum ama zaten uzun süredir ayaklarım yere basmıyor 🙂

    Yanıtla
  • 24 Aralık 2010 tarihinde, saat 14:40
    Permalink

    tabiki olur sonuçta gen dizini olacak bi yazıyı bidaha oku abi. amaç bilgi depolamak başka bir iddaaları yok zaten cümle işinide sen yaparsın ilerde 🙂

    Yanıtla
  • 24 Aralık 2010 tarihinde, saat 20:10
    Permalink

    Aslında ben bu adamların yaptığını yaparım. Her harfin bir sayısı var. Bu sayıyı adamlar şu yukarıda yazılan ASCII tablosuna bakarak buluyorlar. ben ise daha farklı bir yöntem denemeliyim..şu vücut dilinin rakamsal ifadesini bulmam lazım bunun içinde..ama bu çalışmalar sonucu yararlı diye umduğun bir dizi ya son derece zararlı bir dizi olursa..amma komedi olur haa 🙂

    Yanıtla
  • 25 Aralık 2010 tarihinde, saat 11:43
    Permalink

    sende nano teknoloji ile 1 nm2 lik bi yüzeye yazarsın gizli bilgileri saklarsın vücudunda :)))

    Yanıtla
  • 26 Aralık 2010 tarihinde, saat 17:41
    Permalink

    Gizli bilgiler derken…yok abi bizim saklımız 🙂 öyle bir şey yapmayız. ama bu yöntemi kullanarak bir usb tasarlansa manyak olur. organik usb 🙂 

    Yanıtla
  • 28 Aralık 2010 tarihinde, saat 19:56
    Permalink

    hakkaten usb işi güzel olur ya tamamen doğal yollarla=) Ama bu yazı bana dilek hocayı hatırlattı.. dna dizilimini şiir şeklinde kodlayarak protein sentezzleme gibi fikirleri vardı sanki onun da 🙂

    Yanıtla
  • 29 Aralık 2010 tarihinde, saat 23:37
    Permalink

    ya bu işler biraz para istediği için millet fikirlerini olaya-deneye dökemiyor..ama ben ciddi olarak düşüyorum yani..bir yerde destek bulursam kim tutar beni bee 🙂

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir