Kısaca Sepsis ve Dalak Benzeri Cihaz Çalışması

SEPSİS

Sepsis, bir enfeksiyona bağlı olarak gelişen, vücudun tamamını ilgilendiren bir enflamasyon tablosudur. Enfeksiyon odağının etkin bir şekilde ortadan kaldırılamadığı veya uygun tedavi edilmediği durumlarda sepsis, septik şok ve çoklu organ yetmezliği gelişimi sonucunda ölümle sonuçlanabilir. Günümüzde kalın bağırsak, meme kanseri ve HIV/AIDS’e bağlı ölümlerin toplamından daha fazla hasta sepsis nedeni ile ölmektedir.

Yoğun bakım hastalarının ölüm sebepleri arasında birinci sırada ve tüm ölüm nedenleri arasında 10-11. sıralarda bulunmaktadır. Bir araştırma sonucuna göre 2008 yılında sepsis nedeniyle hastaneye yatan hasta sayısı, 2000 yılında hastaneye yatan hasta sayısının 2 katından daha fazladır (bkz: şekil 1). Bu artışın nedenleri arasında artan yaşlı nüfus, tüm yaş gruplarında uygulanan daha riskli tıbbi müdahaleler, antibiyotiklere dirençli ve daha zararlı mikroorganizmaların artması yer alıyor.

sepsis_1
Şekil 1

Sepsis tanısı için SIRS ve enfeksiyonun birlikte var olması gerekmektedir (şekil 2). Sistemik İnflamatuvar Reaksiyon Sendromu (SIRS), Enfeksiyöz olaylara karşı veya enfeksiyon dışı durumlarda vücudun oluşturduğu immün yanıtlar dizisidir. SIRS tablo 1’deki kriterlerden iki veya daha fazlasının bir arada bulunmasıyla tanımlanır.

sepsis_2
Şekil 2

 Klinik olarak önemli tablo ağır sepsis tablosudur. Ağır sepsis; sepsis ile birlikte bir veya daha fazla organ veya sistemde fonksiyon bozukluğu (MODS) bulunmasıdır. Bu fonksiyon bozukluğu kardiyovasküler sistemde oluştuğunda tabloda tedaviye dirençli hipotansiyon hakim olacaktır ki; bu durum septik şok olarak adlandırılır. Septik şok klinik olarak en ağır tablodur ve mortalitesi % 60’ın üstüne çıkmaktadır.

Hastalığın etiyolijisine baktığımızda, Gram (+) bakteriler ve Gram (-) bakterilerin en sık görülen mikroorganizmalar olmasıyla birlikte, bazı mantarlar ve bazı virüsler de sepsise neden olmaktadır. Tüm bu mikroorganizmalar çeşitli yollar ile kalıtsal bağışıklık sistemini uyarırlar ve bir yanıt oluştururlar. Bu inflamasyon yanıtı normal şartlarda organizmanın bütünlüğünü korumaya ve meydana gelen hasarları tamir etmeye yönelik son derece etkin bir mekanizmadır. Ağır sepsisi oluşturan mekanizma, normal inflamasyon yanıtının kontrolden çıkarak aşırı bir hal almasıdır. Günümüzde sepsis ile ilgili yapılan binlerce çalışmanın önemli bir bölümü, neden benzer infeksiyonları olan hastaların bazılarında ağır sepsis gelişirken bazılarında gelişmediği sorusuna yanıt aramaktadır. Yapılan çalışmalar ağır sepsis gelişen hastalarda inflamasyonu kontrol eden mekanizmalarla ilgili pek çok gende değişiklik olduğunu göstermiştir. Genetik polimorfizm insanların infeksiyona verdikleri cevabı değiştirmekte ve hastalığın seyrinde bireyler arası farklılıklar oluşmaktadır. Bazılarını sepsise daha yatkın ya da daha dirençli hale getirmektedir.
Sepsise zemin hazırlayan risk grupları birkaç başlıkta toplanabilir.
• İmmun sistemde eksiklik (bağışıklığın baskılanması, akyuvar sayısının az olması, ileri yaşlar vs.)
• Altta yatan hastalıklar (Diabet, siroz, böbrek yetmezliği vs.)
• Majör cerrahi
• Yabancı cisim varlığı (İdrar kateteri, damar-içi kateter vs.)
• Tıkayıcı bir oluşum (böbrek taşı, safra kesesi taşı, ileus (bağırsak tıkanıklığı) vs.)
• Steroid (kortizon) tedavisi
• Kemoterapi
• Daha önce antibiyotik kullanımı
Prematüre (erken doğan) bebeklerin bağışıklık sistemlerinin gelişmemiş olması sepsisin bu bebeklerde daha sık görülmesinin en önemli nedenidir. Bir diğer yandan ileri yaştaki hastaların, enfeksiyona fizyolojik cevap oluşturabilme yetenekleri kısıtlı olduğundan sepsise yakalanma riski daha fazladır.
Sepsise multidisipliner bir yaklaşımla, hızlı, uygun ve yoğun bir tedavi uygulamak mortaliteyi azaltabilecek en önemli unsurdur. Sepsis tedavisi genel olarak 3 başlıkta özetlenebilir:
1. Hızla hastayı stabil duruma getirmek
2. Hızla kandaki mikroorganizmaları temizlemek (antibiyoterapi)
3. Enfeksiyon odağını ortadan kaldırmak
Son yıllarda sepsis patofizyolojisi daha iyi tanımlanmış olmasına, antimikrobiyal tedavideki ve tanısal yöntemlerdeki ilerlemelere rağmen morbidite ve mortalite oranlarında azalma söz konusu değildir. Bu yüzden erken, doğru tanı ve tedaviye verilen yanıtın kolayca izlenmesi için yapılan çalışmalar devam etmektedir.

Dalak benzeri kan temizleme cihazı Kaynak: Harvard’s Wyss Institute

Yakın zamanda yapılan çalışmalar sonucunda bilim insanları, kanı enfeksiyonlardan temizleme yeteneğine sahip bir cihaz geliştirdiler. Bu cihaz patojeni bilinsin veya bilinmesin her türlü enfeksiyonu kandan uzaklaştıracak kapasiteye sahip. Dalaktan esinlenerek geliştirilen bu cihaz, insanlarda bulunan MBL (mannose-binding lectin) proteinini kullanıyor ve protein, kanda enfeksiyon sebebi olan ajanlara bağlanıyor. Manyetik nanotanecikler ile kaplanan MBL proteini, kandaki yabancı ajanları kendine bağlıyor. Sonrasında bu proteinler bir mıknatısla kandan çekiliyor. İşlem sonunda ise temizlenmiş kan hastaya geri veriliyor. Yukarıda bahsettiğimiz gibi sepsise neden olan patojenleri tanımlamak için geçen süre hastaların aleyhinedir. Bu gibi cihazlar sayesinde patojenleri tanımlamak için geçen sürede, hastaların kanlarından patojenleri uzaklaştırmak mortaliteyi düşürmede etkin bir rol oynayacaktır.

Solda E.coli’ye sağda S.aureus’a bağlanmış protein kaplı manyetik parçacıklar (128 mm) Kaynak: Harvard’s Wyss Institute

Kaynakça ve İleri Okumalar Lütfen Login yada Register gizli linkleri görebilmek için

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir