Arkadaşlar size bu yazıda oradan buradan alınmış dogma bilgilerden değil tecrübelerden ve mantıki olarak en doğru olması gereken sunum hazırlama tekniklerini anlatmaya çalışacağım. Kesinlikle mutlak mükemmel olmasa da ilkokul 4. sınıftan beri sunum yapan ve lisans eğitimi süresince yaklaşık 36 powerpoint sunumu yapan (bazıları gruplu) biri olarak bu konudaki düşüncelerimi anlatacağım.

Sunum ister sadece sözlü olsun ister bir slayt eşliğinde olsun bir sunumu hazırlarken ilk önce dikkat edilecek şey sunumun niye yapıldığıdır. Bu da sunumu sizden isteyen kişinin tam olarak ne istediğidir. Ne fazla ne eksik olacak şekilde sunum amacına uygun olmalıdır.

Eğer sunumu yaptığınız kişiler sizi tanımıyorsa veya yaptığınız çalışmalardan yakından haberi yoksa (yani her zaman :)) sunuma konu başlığına olan yakınlığını anlatarak başlayın. “Böleydi şöyle yaptım bu sonuç çıktı” şeklinde olabilir bu. Tabi öğrenciyken her konuya karşı öğrenciyiz. Özellikle de farklı kesimden insanlara (farklı bir bölümden, staj sırasında, genel kongrelerde) sunum yaparken konuya olan yetkinliğinizi belirterek inandırıcı olun.

Sunumu yaptığınız insanların seviyesine göre hazırlamalısınız. Eğer bir biyomühendis olarak tarih bölümü okuyanlara doku mühendisliğini anlatmak zorunda bile kalırsanız, bunu yapabilmelisiniz. Bilimsel olmak terimsel konuşmak demek değildir. Bir tarihçiye tarihten örnekler vererek derdinizi anlatabilirsiniz. Burada dikkat edilecek en önemli nokta ise karşının ihtiyacı olan kadar bilgiyi ona vermektir. Bir tarihçiye kesinlikle biyosinyal moleküllerinin isimlerini öğretmeniz gerekmez ama hücreye göre değişen hücreyi hızlı büyüten maddeler diyebilirsiniz ayrıntısız olarak. FGF, BMP demek ne size bir katkı sağlar ne de karşıdakinin anlamasına yardımcı olur. Yani özetle sunumu yaptığınız kişilere göre ayrıntı düzeyini ve anlatım tarzınızı değiştirmelisiniz.

Sunum aynı bir komposizyon gibidir. Giriş gelişme sonuç bölümleri vardır. Bunu konunuza göre iyi kurgulayın. Bölümler arasındaki geçişler çok önemlidir. Dinleyicilerin dağılmasını önlemek için sunu akışında olabildiğince hızlı yer değiştirebiliyor olmalısınız. Yani sunumun başı,ortası her neresi olursa olsun başka bir yeriyle çok iyi anlam bütünlüğünde olmalı. Bölümlerin sonunda özet geçmek çok faydalıdır. Buradan ne anladığımızı, gelecek bölümü göz önünde bulundurarak anlatmalıyız. Amacımız her zaman şudur; bir ses kaydediciye değil beyin-hafıza-duygu sahibi insanlara konuştuğumuzu unutmadan onları istediğimiz yönde düşündürmek. Örneğin hücrelerin neden apoptozla öldürülmesi gerektiğini anlatırsanız dinleyici konuda apoptoz edilmesi gereken hücreyi hemen tespit eder. Burada olabildiğince genel yargılar kazandırılmalıdır. “Ama şurada şöyle bir istisana var” mantıkta böyle bir şey yoktur. Doğru, yoldur; yol başka bir yola bağlanır.

Sunumlarda kesinlikle ve kesinlikle bilmediğiniz bir cümle hatta bir kelime bile olmasın. Bu en yaygın hatalardan birisidir. Fakat bazen böyle yapmak zorunda kalabiliyoruz. Sunum gereği. Bunun haricinde sunum içerisindeki her terimi buğulu da olsa bilmek çok önemlidir.

Sunum sırasında mikrofon sizdedir. Hoca dahi olsun karışamaz. Fakat bu yetki size boş yere verilmemiştir. Konuya hakim değilseniz… :D işte o zaman doğaçlama yeteneğinizi kullanırsınız, fakat yeri değildir.

Dersler hocalar tarafından sunulan bilgidir ama en başından beri vurguladığımız gibi hoca olmadığınız için ders vermediğinizi unutmayın. Hocalar sizden ne sunmanızı istiyorsa onu sunun. Eğer istemediği bir şey için bunu niye söylemedin derlerse hakkınızı vurgulayın.

Şimdilik bunlar geldi aklıma daha çok söz var söylenecek. Dikkat ederseniz, sunumun görsel kısmından hiç bahsetmedim, sadece konu sunumundan bahsettim. İleri de ya ben ya da başka arkadaşlarımız (istersen sen de olabilirsin) bu konularda da yazar umarım.

Her ne kadar bunları yazsam da her zaman bunları uygulamak mümkün olmuyor. 30 dakikada 10 dklık sunum hazırladığımda oldu :) nası uyayım

+not burada gerçekten güzel bilgiler var, sunumu yaparken dikkat edilecek hususlarla ilgili

zv7qrnb