Biyosensör Nedir?

Biyosensör Nedir

Biyosensörü tanımlarken parçalayıp anlamlandırma tekniğini kullanırsak:

Biyo (ing. Bio) = Biyolojik sistemler ve nesneler, Canlılık, Yaşam

Sensör (ing. sensor; sense (algılama) kökü) = Algılayıcı

Şimdi bu iki kavramı çaprazlaştırırsak en verimli döl şu olabilir:

Biyosensör: Biyolojik sistem ve nesnelerin algılanması.

Birçok kaynağa baktığınızda biyosensöre verilen genel tanım bu çerçevenin dışında değildir; sadece küçük eklentiler olabilir. Mesela o kaynaklardaki biyosensör tanımlarını şöyledir:

Tanım 1: Genel anlamda biyosensörler, biyoloji, fizik, kimya, biyokimya, mühendislik gibi pek çok bilim alanının bilgi birikiminden multidisipliner bir anlayış çerçevesinde yararlanılarak ve biyolojik moleküllerin veya sistemlerin seçimlilik özellikleri ile modern elektronik tekniklerin işlem yeteneğinin birleştirilmesiyle geliştirilen biyoanalitik cihazlar olarak tanımlanabilirler.

Biyosensor

Tanım 2: Terminolojik olarak sensör kelimesi İngilizce hissetmek anlamına gelen “sense” fiilinden türemiştir. Sensörün dönüştürücü kısmına “transduser”, varlığını araştırdığımız hedef maddelere “analit” , analitlerin sensörle buluştuğu yere ise “reseptör (almaç)” denilmektedir. Sensor kelimesi dilimize sensör olarak geçmiştir ancak “algılayıcı” olarak da isimlendirilebilir.

Sensörler ortamdaki çeşitli fiziksel değişimleri elektrik sinyallerine dönüştüren cihazlardır. “Elektronik duyu organı” adını da verebileceğimiz bu cihazlar çalışma mantıklarına göre ve dönüştürücü kısmının işlevini gerçekleştirme şekline göre ayrılmaktadır. Termal, mekanik, kimyasal, akustik, radyoaktif sensörler ve biyosensörler bunlardan bazılarıdır.  Biyosensörler genel olarak, biyolojik yapıdaki hedef maddeleri (analitleri) hisseden sensörler veya reseptör birimi biyomoleküler yapıda olan sensörlerdir.

Tanım 3: Biyosensörler biyolojik tepkimelerde hedef analitleri denetlemek için kullanılan küçük algılayıcı cihazlardır. Birbiri içine geçmiş biri biyokimyasal diğeri elektrokimyasal özellikteki iki çeviriciden oluşmaktadır. Biyokimyasal kısmın görevi analiz edilecek maddeyle etkileşerek onu tanımaktır. Bu tanıma olayının sonucunda bir biyokimyasal ürün de oluşabilmektedir. Biyosensörün ikinci kısmı olan elektrokimyasal kısım ise bu tanıma olayını okunabilir (ölçülebilir) bir sayısal değere çevirmekle görevlidir. Biyosensörler, genel olarak analiz edilecek madde ile seçimli bir şekilde etkileşime giren biyoaktif bir bileşenin, bu etkileşim sonucu ortaya çıkan sinyali ileten bir iletici sistemle birleştirilmesi ve bunların bir ölçüm sisteminde kombinasyonuyla oluşturulurlar.

Tanım 4: Biyosensörler; sıklıkla biyolojik analizler için kullanılan bir çeşit özel sensördür ve “International Union of Pure and Applied Chemistry” (IUPAC) tarafından, “kimyasal bir bileşiğe karşı verilen biyolojik yanıtı optik, termal ya da elektriksel sinyallere dönüştüren cihazlar” olarak tanımlanmaktadır.

Tanım 5: Biyosensör = Biyoalmaç + Dönüştürücü. Biyoalmaç (ya da biyoreseptör) hedef molekülü tanıyan bir biyomolekül iken dönüştürücü tanıma olayını anlamlı bir sinyale dönüştüren alettir.

Kaynaklar

Lütfen Login yada Register gizli linkleri görebilmek için

Rıdvan

Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Doktora yapmakta.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir