Biyodizelin Avantajları ve Dezavantajları

Biyodizelin Olumlu ve Olumsuz Özellikleri

Biyodizelin Olumlu Özellikleri

  • Biyolojik olarak kolay ayrışabildiği ve toksik olmadığı için biyodizelin kullanımı daha güvenlidir,
  • Yenilenebilir bir kaynaktır ve yerel imkanlarla üretilebilir,
  • Petrole bağımlılığı azaltması nedeniyle ekonomik ve stratejik olarak katkı sağlar,
  • Kırsal kesimin sosyo-ekonomik yapısında iyileşme sağlar ve bu sayede kırsal alandan kentlere göçün önlenmesine katkıda bulunur,
  • İş imkanı sağlar, yan sanayinin gelişmesine katkıda bulunur,
  • Petrol yüzünden çıkan devletlerarası sorunlar, devletlerin bir nevi kendi petrolünü üretmeleri sayesinde kısmen çözülmüş olacaktır,
  • Biyodizel üretiminin artmasıyla petrol fiyatlarındaki anormal artışlar, talebin bir kısmının veya tamamının biyodizelle karşılanması ile önlenmiş ve bu sayede ulaşım, ısınma, tarımsal ve endüstriyel üretim maliyetlerinin kontrol altına alınmasıyla enflasyon artışı belli ölçüde kontrol altında tutulmuş olacaktır,
  • Gübre, küspe ve gliserin gibi yan ürünlerle tarım ve sanayiye katkı sağlar.

Biyodizelin Eksik Özellikleri

  • Isıl değeri petrodizele göre bir miktar daha düşüktür. Bu durum motordaki yanma sonucunda azda olsa güç düşüşüne neden olmaktadır,
  • Soğuk hava şartlarından petrodizele göre daha çabuk etkilenir. Özellikle bulutlanma daha erken görülmektedir. Bu durum biyodizelin soğuk iklim bölgelerinde kullanımını sınırlandırıcı bir faktördür. Bunu aşabilmek için B20 (% 20 biyodizel ve % 80 dizel karışımı) kullanım formu tercih edilmektedir,
  • NOx emisyonları petrodizele göre bir miktar yüksektir,
  • Yakıt tüketimi hacim esasında % 11, ağırlık esasında ise % 5–6 daha fazla olmaktadır,
  • Saf biyodizel (B100) kullanımında motor malzemelerinin (özellikle yakıt sistemindeki hortum, bağlantı elemanı ve contalar) biyodizele uygun seçilmesi, uygun değilse değiştirilmesi gerekmektedir,
  • Tarım arazilerinde gıda üretimi için ayrılan arazilerin bir kısmının daha çok kar elde edileceği düşünülerek yağ bitkisi tarımına ayrılması ile az gelişmiş ülkelerde gıda fiyatlarında artış ve gıda temininde zorluk yaşanması muhtemeldir.
Kaynaklar
Lütfen Login yada Register gizli linkleri görebilmek için

Biyodizelin Avantajları ve Dezavantajları” için 8 yorum

  • 28 Şubat 2012 tarihinde, saat 10:48
    Permalink

    biyodizelin dezavantajı olmaz. neden mi? kullanmak zorunda değiliz de ondan . biyokütle (kullanılmadığında) ziyan olduğu zaman -100 olumsuz özelliği var. kullanılıp biyodizel yapılırsa +20 avantaj sağlıyor diyelim. petrol +100 avantaj sağlıyor diye +120 net karı yok mu sayacağız? biyodizel için gereken biyokütleyi özel tarımla elde etmenin dezavantajı vardır. tarım atıklarından biyodizel üretmenin yoktur.

    Yanıtla
  • 28 Şubat 2012 tarihinde, saat 13:45
    Permalink

    Konuya çok genel bakmışsın 🙂 Karşılaştırmayı biyodizel vs petrol dizeli diye yaparsan biyodizelin dezavantajlarını daha iyi anlarsın.
    Şöyle bir hesap yaparsak belki daha anlaşılır olur:
    Biyodizel kullanıldığında +20 avantaj; kullanılmadığında -100 dezavantajı var.
    Petrol dizeli kullanıldığında +100 avantajı; kullanılmadığında -20 dezavantajı var. Şöyle ki ham petrolün birçok ürünü var. Distilasyonda benzinden önce oluşan bu ürünler üretildikten sonra geri kalan kısmı ile benzin, dizel gibi yakıtlar üretiliyor. İşte bu eldeki ham petrolü işleyip yakıt üretmek var ya da işlemeyip ziyan olması var.
    Bu görüşler hatalı olabilir. Nitekim bunlar şahsi yorumlardır.

    Yanıtla
  • 28 Şubat 2012 tarihinde, saat 14:43
    Permalink

    Yani şimdi mesele şu, sudan da yakıt elde edilebilir. Elektroliz yaparsın, hidrojeni toplarsın. Ama tutupta suyu benzinle karşılaştırıp su dezavantajlı diyemezsin. Güneş enerjisiyle elektroliz yaparsan tamamen bedava (hava bedava su bedava :D) ve yenilenebilir bir enerji kaynağın olmuş olur. Petrol bunu hiçbir zaman sağlayamaz. Onun yeri ayrı bunun yeri ayrı yani. Atıklar zaten proseslerden uzaklaştırılıyo, bunları hiç bir değeri yokken yakıta çevirmekle maden olarak çıkan petrolü nasıl karşılaştırabiliriz ki 🙂

    Yanıtla
  • 28 Şubat 2012 tarihinde, saat 15:15
    Permalink

    Genel olarak yakıtları birbiri ile karşılaştırılıp ”her halükarda şu yakıt daha avantajlıdır” diye bir yorumda bulunmak ne kadar doğrudur bilmem.
    Ama performans özelliklerine bakılarak petrol ürünlerinin daha avantajlı olduğu;
    Ekonomik olarak biyoyakıtların daha avantajlı olduğu filan söylenebilir.
    Hammadde kaynaklarına göre de şu yakıt şu ülke için avantajlıdır diyebilirsin.
    Yani ilk yorumundaki ‘Biyodizelin dezavantajı olmaz’ ifadesi bence yanlış; ‘Tarım atıklarından biyodizel üretmenin dezavantajı olmaz’ ifadesi doğrudur.

    Yanıtla
  • 28 Şubat 2012 tarihinde, saat 15:47
    Permalink

    olay yine suya döndü, su çok sağlıklıdır ama bazı hastalıklarda su içilmesi de zararlı oluyor. o zaman doğru dezavantaj başlığı da değişir. “özel tarımla üretilen biyodizelin dezavantajları” doğru başlık. kaldıki fotosentetik bakteriler kullanıldığında avantajlar katlanıyor. benim ilk demek istediğim şuydu, biyodizel zaten petrole rakip değil ki genel karşılaştırılma yapılsın. ama google’dan bir kaç kişi “biyodizelin dezavantajları” diye aratıp sitemize gelmiş. bende bunun üzerine bu yorumu yaptım 😀 başka şekilde elde edilemeyecek bir avantajı var diye (fosil yakıtlar ile) başlanılan ve devam ettirilen bir teknolojinin dezavantajı olmaz.

    aslında bunları konuşmak çok iyi oluyor. bilimin faydasız yere yapılmasının da yine bilim olduğunu iddia edenler ile, bilim fayda için yapılmalı diyenler arasında bir tartışma aslında bu. ama iki tarafından eli kolu bağlı, çünkü sonuçta ticarette geçen neyse o teknoloji devam ediyor, diğerleri ya nasada, ya masada 😀

    bir link
    COMMERCIAL ADVANTAGE
    We Grow the World’s Cheapest Energy TM
    DIRECT TO ETHANOL® technology is globally competitive with any other biofuel processes. Ethanol produced with our technology competes with oil at $50 per barrel.
    http://www.algenolbiofuels.com/commercialization/globally-competitive

    Yanıtla
  • 20 Ekim 2012 tarihinde, saat 07:21
    Permalink

    Tartismaniza coook gec bir katki da benden olsun 🙂 Aslinda biraz alakasiz konuya ama sanki bi ara petrol vs. biyodizel yapmissiniz 🙂 Neyse sadede geleyim. Sera gazlari ve landfill (bunun turkcesi ne :)), buradaki iki anahtar terim aslinda. Fosil yakitlar zaten her turlu yuksek duzeyli kirlilige neden oluyor. Eger biyodizel uretiminde kullanilan malzeme yakilirsa veya direkt atilirsa, ya da herhangi bir sekilde kullanilmazsa ekonomik kayip oldugu gibi, cevreye de zarar veriyor. Soyle ki, biyodizel uretimi icin kaynak saglayabilecek kati atiklar landfille doldurulursa, degerli araziler bosa gitmis olur. Burada zamanla hava/su/toprak kalitesini bozar. bu surecte yiginla nakliye masrafi olur ki, kamyonlar da en son dizel kullaniyordu 🙂 eger biyodizel uretimi ve dagtimi icin belki daha cok nakliye gerekecek derseniz, en azindan biyoyakitlarin nakliye ve prosesleri sirasinda harcanan enerjiyi fazlasiyla telafi etmesi durumu var. bunun disinda, bu atiklardan biyodizel veya baska herhangi bir yesil yakit elde edilseydi de kullanilsaydi, onun yerine kullanilacak olan fosil yakita oranla daha az sera gazi emisyonu olacakti. Burdan yol kuresel isinma meselesine cikiyor kisa keselim 🙂 Bildiginiz gibi bu atik olaylari degerlendirilirken her zaman 3 sey goz onune alinir: insan, gezegen, karlilik. Bu acidan bakarsak da zaten yesil yakitlarin fazlaca avantajli oldugu ortada. Peki dezavantaji nedir dersek, o da enerji saglama acisindan petrole gereginden fazla bagimli olmamiz. Tabi yukarida yazilan dezavantajlar da var.

    Yanıtla
  • 20 Ekim 2012 tarihinde, saat 08:02
    Permalink

    Tabi bir de su var. Petrol urunlerine gore tasarlanan bir cok seyi hadi biz biyoyakitlara geciyoruz diye degistirmeye kalkarsaniz ekonomik olmaz. Ayrica neticede petrol urunleri cok daha iyi enerji saglar ve onemli urunleri var, Ridvan’in dedigi gibi. Ve Ismail’in dedigi gibi de, su asamada, yani ortalik petrol kayniyorken karsilastirmadan ziyade mangal et-yesillik iliskisine gore ikisini de degerlendirmek daha uygun gibi. 😉
    Son bisey daha var. Bu atik meselelerinde uc ana ilke var: azalt, tekrar kullan, geri donustur. Bunlar sirayla uygulanmaya calisilir atik yonetimi surecinde. Bu acidan bakarsak, gelecek bir zamanda atiklarin, dolayisiyla organik atiklarin bir sekilde azaltilmasi direkt olarak atiktan enerji elde etmemizi de etkiler. Tabi artan nufus, su bu, bunu dengeler mi veya atiklar artmaya devam mi eder bilemem. Bu durumda, tarim arazilerini yakit uretme amacli kullanma isi artabilir. Kisacasi, kaynaklarin yetersiz olma ihtimali de var bu biyoyakit meselesinde dezavantaj olarak. Ama elimde herhangi bi veri ya da verilere dayali calisma yok, bilemem. Olan varsa paylassin 🙂

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir